Adaletin Yeni Terazisi : Twitter


“Birisinin ölmesini umarsızca istiyorsan, senin için birinin hayatı o kadar basitse bir klavye uzaklığındaysa, sende ölmeyi hak ediyorsundur. Böylece dünyada ne kadar kötülük olsa da sadece iyilikle karşılık veren insanlar kalır.” (Black Mirror, Hated in The Nation)

Toplumlar, kurallar dahilinde mi yaşamalılar? Eğer yaşayacaklarsa bunun belirleyici unsuru ne olmalı? X bir birey sırtını dayayarak yaşadığı ülkenin güvenliğini ve adaletini sağladığını, günümüzde düşünebilir mi? Devlet eğer adaleti, güvenliği, bireyin haklarını denetlemeyecekse, ne yapmalı? Günümüzde bu soruların tam bir yanıtı henüz bulunmuş değil. Aslında çoğu düşünürün de bu konu üzerinde çelişkiye düştüğünü biliyoruz. Devlet insan özgürlüğüne müdahale etmemeli, etmeli derken günümüzdeki sonucuna kadar ulaşmışız. Şimdi devlet her yerde ama aslında hiçbir yerde! İnsan yaşamı için en önemli kavram olan adaletin belli fonksiyonları artık düzgün işlemiyor. Yanlışın doğru, doğrunun yanlış olarak algılandığı, cezai yaptırımların vicdan mekanizmasının çok ötesinde kaldığı bir dönemin içerisindeyiz. Hepiniz hoşgeldiniz!

Gelecekte hukukun belirleyicisi bir sosyal medya uygulaması olacak deselerdi buna kim inanırdı…

Black Mirror dizisinin bir bölümünde insanlar oluşturdukları hashtaglerle bir linç başlatıp, belirledikleri kişinin ölmesini sağlıyorlardı. Katil ise, nesli tükenmiş arıların yerine oluşturulmuş olan robot arılardı. Bu arıların hacklenmesi ile birlikte seri katile dönüşmüş ufak, yapay, görünüşü ne kadar sahte olursa olsun, bıraktığı izin gerçek olduğu bir sistem. Bu distopik hikayenin Türkiye’de olumlu bir işlev sağlayacağını kim bilebilirdi?


Elbette Türkiye’de arılar katil görevi görmüyor. Ama oluşturulan hashtagler sayesinde birçok adaletsizlik, aslında adaletin belirleyici unsurunun görevinin ne olduğunu hatırlatıyor ve yerine getirilmesini sağlıyor.
Bu hashtaglere ne kadar mention gelirse işleyiş ve cezai yaptırım hızla harekete geçiyor. Bu inanılmaz! Geçtiğimiz günlerde 80 yaşındaki bir teyzeye tecavüz etmeye kalkışan sapkın kişiye hiç ceza verilememesinin üzerine, açılan hashtagle ceza verilmesi bu inanılmaz haberlerin en ürkütücüleri arasında yerini çoktan aldı. Özellikle, kadın cinayetleri Twitter’da açılan hashtagler sayesinde duyuldu. Çocuk istismarlarının haberleri Twitter’da yaygınlaştıktan sonra gerçek, hukuki bir yaptırım uygulanmaya başlandı. Peki, bu insanlar yaşananlara hiç tepki vermeseydi, adalet nasıl yerini bulacaktı? Doğruların üstü sürekli kapanırken, kadın cinayetleri her geçen gün artarken ve hala tatmin etmeyen cezalar uygulanırken, şöyle arkamıza yaslanıp güvendeyiz diyebilir miyiz?
Teşekkür etmemiz gerekenler kimler? Bizlere belirli hukuk, eşitlik, adalet, özgürlük hakları tanıyan ve bu kuralları sonuna kadar savunacağı, denetleyeceği vaadini veren devlet mi? Yoksa Twitter’da oluşturulan hashtagler mi? Siz karar verin…

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir